Karimla Turkiye’ye kesin donus – Part 5- Hali

Categories: Sex Hikayeleri.

Şub 10, 2020 // By:sexhikayeleri // No Comment

Karimla Turkiye’ye kesin donus – Part 5- Hali
Karimla Turkiye’ye kesin donus – Part 5- Halil Bey

Okan, bir gün “Size bir teklifim var” dedi yatakta seks Sonrası. Uzun zamandır almaya çalıştıkları büyük bir iş varmış. Güneydoğu merkezli büyük bir aile şirketi. Sahibi 50 yaşlarında azgın bir herif dedi. “Bu gibi zamanlarda rus kızları gönderiyoruz işi almayı kolaylaştırıyor” Ama rakip çok. Herkes ayni şeyi yapacak. Geçen gün buluştuğumuzda sizinle yaptığımızdan bahsettim çok tahrik oldu. İlla sizinle olmak istiyor. Hiç karı kocayla olmamış bu şekilde. Sizin arkadaşlarım olduğunuzu söyledim. İkna edebilirim belki dedim. Bu iş benim için çok önemli. Bana yardım edebilir misiniz? Size onunla 24 saat için $1,000 veririm eğer işi de alırsak bir $ 1000 daha… “Durup tepkimizi bekledi. Kararsızlığımızı görünce. Ya ne düşünüyorsunuz? Kolay para! Adam iyi bir adam. Hoşunuza da gider… Peki $1500 +$1500 olsun.

Karımla birbimize baktık. Duygu niyetli gibiydi. Ben “Ya Okan, biz şey miyiz?…” dedim kibarca. Fazla ters çıkışmamam ona cesaret vermişti.

“Aman canım, sizin böyle marifetleriniz var. Bende de para. Rahat edersiniz bir süre. Hadi $2000 + $2000 yapalım bu işi bağlayalım Tamam mı?” Bir şey demedik.

“Ama adam ne isterse yapacaksınız ha! Ona göre.”

“Nasıl yani?”

“Yani… Ne bileyim Halil bey seks düşkünü biri. Bir sürü sey denemiş. Bir şeyler de denemek ister.”

Para güzeldi. Fazla üstelemedim.

Ertesi akşamı için hazırlık yapmamızı söylediğinde içimi heyecan sarıvermişti. Şimdiye kadarkilerden farklı bir deneyim olacaktı. Tanımadığımız bir adamla para için yapacaktık. Para almaya alışmıştık Okan’ dan ama o arkadaşımızdı ve Parayı bize iyilik olsun diye veriyordu.

Adamın adı Halil’di. Akşamüstü gelecekti. Tanışma faslından Sonra Okan ayrılacaktı. Onun için özel menü yemek hazırlıyacaktık. Ertesi gün öğleden sonra da gidecekti. Onu çok memnun etmeliydik. Bunu Okan da çok tekrarladı, biz de çok istiyorduk nedense.

Kapı çaldığında çoktan hazırdık. Kapıyı karımla yan yana açtık. Okan’ la Halil bey Karşımızdaydılar. Halil bey tam Okan’ın anlattığı görünüşteydi. Orta boylu, tıknaz,hafif göbekli. Saçlarının önü açılmış. Bıyıklı. Yakışıklı hiç değildi ama oldukça erkeksiydi. Takım elbise vardı üstünde ama
kravatsızdı.

“Hoşgeldiniz Halil bey” diyip içeri aldım ve elimi uzattım. Sert ama dostça sıktı.” Hoş bulduk Taner’ciğim” dedi. Babacan bir tavırla. “Eşim Duygu” dedim, karıma dönüp.” Mavi kısa elbisesi içinde bir içim su görünüyordu Duygu. Halil beyin gözleri duygu’nun sütun gibi bacaklarından başlayıp diri gögüslerine gidip geldi. İyice süzdükten sonra gözlerine bakarak, elini eline alıp öptü. Bu ne güzellik böyle Duygu hanım” dedi. Karım “Ay, hanım mı olur? Duygu deyin lütfen.”dedi, çapkınca gülerek. Karımı beğenmesi hoşuma gitmişti. Okan da memnun görünüyordu.

Sonra Okan’la el sıkıştık, öpüştük. Salona geçip oturduk. konuşmaya başladık. Okan, “işte Taner’le Duygu” dedi gülerek. Halil bey “Methinizi çok duydum Okan’dan” dedi. Anlata anlata bitiremedi sizin ne tatlı insanlar olduğunuzu. Arkadaşlığınızı kıskanmadım desem yalan olur.”

Ben” Rica ederim canım. Sağolsun biz de Okan’ı çok severiz.” dedim.

“Beni de seversiniz umarım” dedi Halil bey.” Ne güzel eviniz varmış.” Kalktı etrafa bakınırken sehpanın üzerindeki nikah resimlerini gördü. “Pek güzel bir çiftmişsiniz. Simdi daha güzelsiniz ama.” dedi.
“Çok teşekkür ederiz.” dedik karımla.

Okan kalktı Halil beye,
“Sizi arkadaşlarımın misafirperverliğine teslim edeyim.” dedi. Halil bey “İyi geceler, Okan’cığım. Emin ellerdeyim sağ olasın” dedi. El sıkıştılar. Ben Okanı uğurladım. Döndüğümde Duygu bana, “Aşkım, Halil bey masanın başına otursun ben de yemekleri getireyim” dedi.

“Sizi şöyle alayım.” dedim. Masanın başına oturdu. Biz de karşılıklı oturduk karımla. Yemek boyunca daha çok o sordu. Biz anlattık. Karıma ve bana iltifatlar etti.

Yemeğin Sonuna doğru daha direk konuşmaya başlamıştı. Bir ara karımı ayağa kaldırıp arkasını döndürdü. Poposunu Okşayıp, avuçladı. “Çok iyi kalçaları.” dedi bana dönüp. Gülümsedim. “Öyledir” dedim. Kendi de kalktı. Karıma sarıldı. Dudaklarından öpmeye başladı. Bir eliyle de poposunu mıncıklamaya devam etti.

Ben seyrediyordum. Elleri karımın bütün Vücudunu dolaşıyordu şimdi. Karım da onun şişmanca vücudunu okşuyordu. Halil bey birazdan karımın elbisesini başından çekip çıkarmaya çalıştı. Fermuarı kapalı olduğu için olmuyordu. Kalkıp yanlarına gittim. Yardım ettim. Fermuarını açtım. Kolayca çıktı o zaman. Sütyensizdi. Diri memeleri ortadaydı şimdi. Altında mavi dantel kilotu ve topuklu açık terlikleri dışında birşey yoktu.

Halil bey bana dönüp “Taner’ciğim, hadi, sen de soyun.” dedi. Üstümdekileri çıkarttım. Nedense kilotumu çıkartmaya utandım. Halil bey fark edince”, Cıkart! Çıkart! Onu da çıkart.” dedi. Kilotumu da çıkarttım. Çırılçıplaktın şimdi. Kalkık küçük sikim ortadaydı. Bana bakıp”Ne güzel vücudun var senin öyle. Hiç kıl yok.”

Ardından,”Parlak çocuk, benim pantolonu da bi indiriver bakalım. Sen anlıyorsun bu işten belli ki.” dedi gülerek. Elimi uzattım. Kemerini çözdüm. Fermuarını açtım. Pantolonunu indirmeye başladım donuyla birlikte. Çok heyecanlıydım. Yarağı taş gibi olmuştu. Yay gibi fırlayıp ortaya çıktı. Kendisi gibi heybetliydi yarağı da. Kalın ve damarlıydı. Başı kocaman olmuştu. Karım da biraz geriye çekilmiş olduğu için aşağı doğru bir bakış attı. Sonra Halil beye gülümsedi. Halilbey “Hadi ama Taner, tamamıyla çıkartsana pantolonumu.” dedi. Ayaklarının dibinde kalmıştı. Diz çökmek zorunda kaldım ulaşmak için. Ben pantolonu tutarken o ayaklarını kaldırıp yardım etti. Çıkarttım. Sandalyenin üstüne astım düzgünce.

“Eee?” dedi, “Çoraplar?” Tekrar da çöktüm tek tek çoraplarını çıkarttım. Ben hala yerdeyken, “Aferin” deyip başımı okşadı. Kalkmamı engelledi. Diğer eliyle karıma Sarılıyordu.

Dizlerimin üstüne çökmüş, olduğum yerden yukarıya bakarak seyrediyordum onları. Karımın göğüsleri aşağıdan damla gibi görünüyordu. Dimdik uçları Halil beyin kıllı göğsüne sürterken, Halil beyin yarağı da göz seviyemde karımın güzel göbeğine yapışmıştı. Erkeksi kokusunu almamak mümkün değildi. Ayakta karımla sevişirken bir ara beni başımdan kendilerine çekti. Bedenim onlara temas ediyordu. Şimdi hem Halil beyin kıllı, hem de karımın yumuşacık bacaklarını hissediyordum.

Nedense onlara sarılmak geldi içimden. Yanağımı dayayıp kollarımı doladım bacaklarına ikisinin. Hoşuma gitmişti onların sevişen bedenlerine sarılmak. Halil bey parmaklarını, karımın kilotuna iki yandan takıp aşagı doğru ittirdi. Hemen bana düşen kısmını yapıp tamamiyle çıkarttım.

Sikecekmiydi acaba Halil bey karımı artık? Ben bunu düşünürken Halil bey yan dönüverdi. Sert yarağı yüzüme çarptı. Gayri ihtiyari geri çekildim. Halil bey yukardan bakıp gülüyordu. Yavaş yavaş Saçlarımı okşadı. Bir eli karımın belindeydi. Usulca başımı arkadan tutup yarağına doğru yaklaştırmaya başladı. Ağzıma verecekti. Tereddüt ettiğimi hissetti. Durdu. Yanağımı okşadı kibarca. Sonra başımı tekrar tutup yanağına doğru çekti. Direnmedim bu defa. Okan’a söz vermiştik. Ne isterse yapacaktık. Fazladan alacağımız iki bin doları düşündüm. Ağzımı açtım. Yarağının mantar gibi büyümüş mor başını ağzına soktu. Bunu ilk defa yapıyordum. Karımın önünde yapmak ayrı bir zorluktu. Ama Halil beyi mutlu etmem gerektiğini biliyordum. Emmeye başladım. Ellerimle de damarlı gövdesini sıvazlıyor, ara sıra da koca taşaklarını avuçluyordum.

Halil bey beni bırakıp karımla öpüşmeye başladığında, işimi doğru yaptığımı anladım. Duygu’ya döndü. Aralarına girmek zorunda kaldım yarağını bırakmamak için. Şimdi sırtıma Duygu’nun bacakları sürtüyordu. Kendimi tamamiyle ağzımdaki yarağa verdim. Onu çok mutlu etmeliydik. Şapır şupur emiyordum. Gittikçe şişiyordu ağzımda. Salyalarım aktıkça daha da kayganlaşıyordu.

Aniden Halil beyin elini hissettim. Saçlarımdan asıldığı gibi çekti başımı sertçe. Savruldum.
“Off! Amına koduğumun! Beni getirecektin.” Biraz durdu. sakinleşti.
Karımı elinden tutup kanepeye gitti. “Gel bebeğim”dedi,
“Kucağıma otur. Yüzün bana dön.” Karım dediğini yapıp yarağını içine almaya çalışırken, “Dur!” dedi “Daha değil. Taner emsin biraz daha.”

Hemen geçtim bacak arasına emekleyerek. Doyamamıştım emmeye. Kaldığım yerden devam ettim. Karım poposunu havalandırdığı için başım ara sıra ona çarpıyordu.

Ben emdikçe Halil bey azıyor, Sertlesiyordu. Bir yandan da karımla öpüşüyor, kalçalarını mıncıklıyordu. Sonra saçlarımdan tutup kaldırdı başımı. “Tut yarrağımı. Daya Karının amına.” dedi. Dediğini yaptım. Karımın o güzel kalçalarını tutup bekledi. Mosmor Olmuş başını dayadım aşkımın amına. Nasıl şişmişti amının o güzel dudakları.

Halil bey karımın kalçalarını aşağıya bastırırken bana” Taşaklarımı yala, amına koduğumun!” dedi, “Taşaklarımı yala.” Azdığında kibarlığı unutuveriyordu Halilbey. O heybetli yarağı karımın arzudan sırılsıklam olmuş amına gömülürken, terli taşaklarını yalamaya başladım.

Karım tamamiyle kucağına oturduğunda taşaklarına ulaşabilmek için iyice eğilmem gerekti. Ama sadakatla yalıyordum yine de . Halil beyin karımı kucağında zıplaması çok vakit almadı. İkisi de bas bas bağırıyorlardı. Poposunu kafama çarpa çarpa sikiyordu karımı. Serseme dönmüştüm. Karım haykıra haykıra gelmeye başladı. Ardından da Halil bey. Ahlaya ahlaya, uzun uzun boşaldılar ikisi de.

Zaten karımın sularından sırılsıklam olmuş taşaklar şimdi amından taşan döllerle Vıcık vıcıktı. Karım Onun
kucağında oturur vaziyette kaldı. Kıllı göğsüne başını dayadı. Ben hala taşaklarını yalıyordum. Yarağı küçülüp içinden çıkınca karım yana kaydı. şimdi Halil beyin yumuşamış kaygan yarağını emiyor, bir yandan da kıllı bacaklarını okşuyordum. Halil beyin elini başımda hissedinceye kadar durmadım.

“Yalayıp yuttun mu hepsini Tamer’iciğim?” dedi. Sevimli bir şekilde gülümseyip yüzüm gözüm batmış halde evet anlamında başımı salladım.

Karım uzanıp dudaklarını onun dudaklarına yapıştırdı. Başını iki elinin arasına alıp öpüşmeye başladı. Alttan Onları seyrediyordum yine. Karımın dolgun kalçalarının güneş görmemiş beyaz kısımları kıpkırmızıydı. Fark etmemiştim ama Halil bey onları fena mıncıklamıştı anlaşılan.

O gece Halil beyi defalarca zevkin doruğuna getirdik. Karım da ben de ona zevk vermek için elimizden geleni yaptık ve bir o kadar da kendimiz zevk aldık. Onu uğurladıktan sonra hemen Okan’ı arayıp çok iyi geçtiğini, Halil beyin çok memnun kaldığını anlattık. Çok sevindi. Zaten bize çok güvendiğini, hiç şaşırmadığını söyledi.

Yarım saat sonra telefon çaldı Okan’dı.Sadece “Size geliyorum” deyip kapattı. Merakla bekledik. Yorgunluktan daha duş bile almamıştık.

Birazdan kapıda elinde şampanya şişesiyle belirdi. Yüzü gülüyordu. İşi almıştı. Birbirimize sarıldık tebrik ettik. Bu kadar çabuk karar vereceğini oda tahmin etmemişti.
“Harikasınız çocuklar!” dedi.”Tam profesyonelsiniz!” Kendince iltifat ediyordu.” Adamı mahfetmişsiniz. Hemen arkanızdan aradı. Biraz yaptıklarınızı anlattı. Sonra İş senindir Okan’cığım dedi”

“Haydi kutlayalım bunu” Çok yorgunduk ama Okan’a hayır diyemedik tabi. Karım üstüne tül geceliğini almıştı içi çıplaktı. Her şeyi görünüyordu. Bende elime Duygu’nun dün giydiği tül geceliği geldiği için onu giyivermiştim.

Okan elini cebine attı bir tomar dolar çıkartıp bana uzattı “Hakkınız. Alın.” dedi. Ben aldım ikibin dolar dan fazla gözüküyordu. “Bu fazla değil mi?” dedim “İkibinbeşyüz” dedi. “Hakkınız!”İkimizin de yüzü gülmüştü buna “kendim içinde ayrıca vereceğim” dedi “Yok! olmaz!” dedik ama geçiştirdi.
Şampanyayı açtı. Bir tane şampanya bardağımız vardı. İki tanede normal bardak getirdik.

Okan “Aa! böyle olmaz bu” dedi. Şampanya bardağı Olmazsa, bir tek kabul edilebilir içme şekli vardır.” Biz Merakla bakarken. Şampanya bardağına şampanyayı doldurup içti. Bir sonraki yudumu daha bolca aldı.
“Gel bebeğim” dedi. Duygu’ya sarılıp dudaklarını dudaklarına yapıştırdı. Ağzındaki şampanyayı Duygu’nun ağzına akıttı. Duygu gülmekten çoğunu yere döktü. Tekrar denediler. Bu defa oldu.” Hmm” dedi Duygu, “Senin tadın şampanyayı daha güzel yapmış.”

“Şimdi bunu da sen Taner’e aktaracaksın. “Ben bardağı Duygu’ya verecek sanırken. Büyük bir yudum daha alıp yine Duygu’nun ağzına akıttı. Duygu’nun da bana ayni şekilde aktarmasını söyledi. ”Tiksinmezsin degil mi Taner’ciğim. kutlama yapıyoruz burda” diye de güldü. Bilemedim ama oyun bozanlık yapmak istemedim. Karım yanıma geldiğinde ağzımı uzattım. Şampanyayı ağzıma akıttığında gerçekten farklı bir tadı vardı. Ve ısınmıştı.

“Hoşuna gitti mi Tanercigim?” Bana bakıp kinayeli kinayeli güldü. “Başka erkeğin sıvılarından rahatsız olmadığını Halil bey söyledi” O an yerin dibine girdiğini hissettim.

“Ya Taner hiç erkeğin ağzına vermedim merak ediyorum alsana benimkini de bi kere” Dedi damdan düşer gibi

“Okan ben onu sen işi alasın diye yaptım. zevk aldığımdan değil. Para için yaptım yani.”

“Eee! Tamam o zaman. Al sana bir yüz dolar. Hadi al.” Dedi.
Soyunup kanepeye oturdu.”Gel Duygu’cuğum” diye karımı da yanına çağırdı. Öpüşmeye başladılar. Bacaklarını iki yana açıp bir yarağının hemen arkasına yüz dolar bıraktı. Bana, “Ne zaman istersen…” dedi. Öpüşmeye devam etti. Ayakta onları seyrediyordum. Allahım! Karım nasıl güzel öpüşüyordu onunla. Dimdik memeleri, uzun, şekilli bacakları
nasıl güzel görünüyorlardı. Okan karımın memelerini yoğurmaya başladı. Bana bir bakış atıp cüzdanına uzandı. Bir yüzlük daha çıkartıp ötekinin üstüne koydu.

Yarağı bir abide gibi dikilmişti. Baştan çıkartıcı görüntüydü. Onu kırmak da istemiyordum. Birazdan karım girecek bu yarağı mutlu etmeliydim. İki yüz dolar da Vardı işin içinde. Gidip diz çoktüm. Parayı usulca alıp yana bıraktım. Eğilip ucuna bir öpücük konduruverdim arkadaşımın yarağının. Fark edince Duygu’nun memelerini okşamayı bıraktı. Başımı tutup bastırdı. Ağzıma almamı istiyordu. Ağzımı açtım ve içine aldım. Dünyadaki en normal şeymiş gibi emmeye başladım. Birazdan ayni Halil beye yaptığım gibi şehvetle emiyor sıvazlıyordum önümdeki yarağı. Gavatlık çizgisini de geçmiş başka bir yere gelmiştim artık. Arkadaşıma sadece karımı değil ağzımı da vermiştim.

Okan birazdan birşey demeden Duyguyu kucağına çekti. Ben artık öğrendiğim gibi hemen aşağıya kaydım. Okan’ın taşaklarını yalamaya başladım. Bir elimle de Okan’ın yarağını kavrayıp karımın amına dayadım. Bunları bayağı ustaca yaptığımı fark ettim. Ama aynı zamanda içimden gelerek ve çok zevk alarak yapıyordum.

İnlemeler, haykırmalar arttıkça arttı. Karımın yorgun vücudu Okanın kucağında titreyerek tekrar orgazma ulaştı. Okan boşalırken fışkıran dölü karımın dolgun poposuna yapışıyor bazıları da ağzıma yüzüme düşüyorlardı.

Sonunda, bir gün içinde karı koca iki erkeği zevkin doruklarına getirmenin gururuyla Okan’ı uğurladık.

Devamı var

About sexhikayeleri

Browse Archived Articles by sexhikayeleri

Related

Leave a Comment

Your email address will not be published.

bursa escort
istanbul escort

güvenilir bahis canlı bahis canlı bahis canlı bahis canlı bahis canlı bahis alpu escort sakarya escort sakarya escort sakarya escort adapazarı escort sakarya escort sakarya escort bayan diyarbakır escort diyarbakır escort